Psikolojik Danişman

GÜRAY TEKE

ÇOCUĞUM BANA YABANCI




Bir Çocuğun Yarısının Yok edilişi: Boşanma Sonrası Çocuk Yabancılaşması ile Başa Çıkmak

Boşanmaların gitgide arttığı zamanlarda yaşıyoruz. ?Onun anne-babası boşanmış? sözü 30 yıl öncesinde bir çocuk için travmatik bir ifade ve konu üzerinde konuşmak bir tabu iken artık durum değişti. Şimdilerde bilinçli ebeveynler evliliklerinin bitiş sürecinden çocuklarının mümkün olduğunca az psikolojik zararla çıkması için işbirliği yapıyor.

Ancak kimi zaman taraflardan birinin çocuklarını karşı tarafı incitmek ya da kontrol etmek için kullanması maalesef hem geçmişte hem de şimdi karşılaşılan bir durum.

Bir annenin ya da babanın boşanma öncesi iyi ilişkide olduğu çocuğunun zaman içinde, bir ebeveynin diğer ebeveyne yönelik dile getirilen ya da getirilmeyen sözler, hareketler ve davranışlar sonucunda, gitgide kopması ve kimi zaman sadece hedef ebeveyne değil, onun akraba ve yakınlarına da düşmanca davranmaya başlaması olarak nitelendiren bu duruma, ?Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu? ya da ?Çocuk Yabancılaşması? adı veriliyor.

Eskiden bu durum özellikle babaların boşanma sonrası çocukları az gördüğü durumlarda babalara karşı annelerin çocukları manipüle ederek etkilemesi olarak algılanıyordu. Ancak son yıllarda boşanma ve özellikle ihtilaflı geçen bir velayet davasının olduğu durumlarda annelerinde babalar kadar bu duruma maruz kaldığı görülmekte.

Bu durumda olan ebeveynlere yönelik , ?Çocuğun sana elbet te geri döner; et tırnaktan ayrılır mı ?? argümanı çoğu zaman makul görünse de etkin bir öneri olamıyor. Eğer hedef ebeveyn sizseniz çocuğunuz size sırtını dönmüş ise onun bunu atlatmasını beklememek, telefon, kart, mektup, ortak arkadaşlar aracılığıyla iletişim kurmaya devam etmeyi hedeflemeniz önemli.

Bu sendroma maruz kalan çocuklar, anne ve babasına farklı konuşur, değişik söylemlerde bulunur. Kendini koruma içgüdüsüyle yaylım ateş altında yetişkinler ne duymak istiyorsa onu söyler.

Söz konusu durumun ebeveyn yabancılaşması olup olmadığını aşağıdaki kriterlere göre değerlendirebiliriz.

Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu Özellikleri:

  • Hedefteki ebeveyne karşı iftira kampanyası
  • Hedefteki ebeveyni reddetmek için çocuğu tutarsız, mantıksız, zayıf ve saçma bir mantığa sürükleme
  • Çocuğun yaşantısı ve gelişimsel süreci ile tutarsız ifade, terim ve senaryolar üretilmesi
  • Çocuğun ebeveynine karşı ambivalan duygularının eksikliği
  • Hedefteki ebeveynin ret kararının çocuğun kendisi tarafından verildiği iddiası
  • Çocuğun ebeveyne karşı koşulsuz otomatik desteği
  • Çocukta belirgin bir suçluluğun olmaması
  • Hedefteki ebeveynin geniş ailesine karşı yayılan kin ve nefret duyguları

cocugum bana yabanci 2Bu durumu bertaraf etmek, özellikle yabancılaştıran ebeveynde narsist kişilik ya da borderline kişilik bozukluğu da görülüyorsa kolay değildir. Kontrolcü, manipüle eden, kindar ve baskın kişilikli bir ebeveyn çocuklarının bu durumdan zarar gördüğünü anlayabilecek ruh sağlığına sahip değilse bu durumu değiştirmek konusunda profesyonel yardıma başvurmak elzemdir.

Ebeveyn Yabancılaşması konusunda çalışan Dr. Warshak; kendi ismiyle adlandırdığı beş soruluk bir testle bu durumu yaşayan ya da sebep olan ebeveynlerin farkındalığının artmasını amaçlamış.

Kısaca bu test ?Eğer çocuklarınızın anne ya da babasının kötü olduğunu düşünüyorsanız acaba gerçekten de söyleyeceklerinizi duymaya ihtiyaçları var mı?? sorusunu detaylandırmış. Bu sayede davranışlardaki mantıkdışı güdülerin farkında olmak, kendini kandırmadan, esas odağın eski eşten intikam almak değil, çocukların gerçek yararının, esenliğinin gözetilmesi olduğunu hatırlatır.

Kötülenen, hedef haline getirilen ebeveyn konumunda olanlar için bu sorular eski eşinizin davranışlarında neyin yanlış olduğunu net bir şekilde anlama konusunda yardımcı olacaktır.

Ayrıca, ebeveynler geçmiş ve gelecek davranışlarını daha yüksek bir standart doğrultusunda değerlendirebilirler. Bu standarda ne kadar yaklaşırlarsa çocuklarını içinde bulundukları durumun zararlı etkilerinden o kadar fazla koruyabilirler.

  1. Bu bilgiyi çocuklarımla paylaşmamın altında yatan gerçek neden nedir?
    Eğer nedenlerden biri çocukların yüksek yararını gözetmiyorsa çocukların söylemeyi planladığınız şeyden gerçekten faydalanacak mı diye düşünmek, eğer söylemeye karar verirseniz, onların yüksek faydasına hizmet edecek olanın dışında bir amaca hizmet etmemesine dikkat etmek önemli.
    Amaç intikam almak, daha üstün hissetmek ya da suçlamak olmamalı.
  2. Çocuklarım eleştirmek üzere olduğum davranış yüzünden zarar görüyorlar mı? Veya açıklamak üzere olduğum bilgiye sahip olmamak sebepli zarar görüyorlar mı?
    Eski eşinizle ilgili çok ciddi esef duyduğunuz bir konu olsa da bu durum ya da davranış çocuklarınıza zarar vermiyorsa bu durumu paylaşmak için hiçbir neden yok.
  3. Çocuklarıma anlatmak üzere olduğum şeylerin onlara nasıl bir faydası dokunacak?
    Diğer ebeveynin hata yaptığını, tamamıyla kusurlu olduğunu söylemenin açık bir yararını bulmak zor.( Bu çocukları boşanmayla ilgili açıklama yapmaktan mahrum bırakmak anlamına gelmez)
  4. Çocuklara anlatacağım şeylerin olası yararları anlatmamla oluşacak risklerden fazla mı?
    Çoğu durumda anlatılacak şeylerin çocukların yararına olacağına düşünmek için neden olsa da bu aynı zamanda çocuklar için sorun yaratabilir. Diğer ebeveynin kusurlarıyla ilgili bir konuşma çocukların onlardan daha gerçekçi beklentilerinin olmasına yardım edebilir.
    Ancak çocukların idealize etmiş oldukları ebeveyn imajını henüz duygusal olarak hazır olmadan bırakmak zorunda kalmaları ruhlarında incinmeye yol açabilir.
  5. Eğer eşimle mutlu bir evliliğim olsaydı ve çocuklarımın onunla olan ilişkisini korumak isteseydim bu durumu nasıl yönetirdim?
    Bu soru çocuklarınızla olan iletişiminizin içerik ve biçiminin mantıkdışı nedenlerin etkisinde kalmaması için farkındalığı arttırmak konusunda yardımcıdır. Bu olası en olumlu yolu bulmanızı sağlar. Eğer evli ve eşinizle mutlu olsaydınız bu bilgiyi vermeseydiniz, şimdi neden vermeniz gerektiğini düşünüyorsunuz?

Oyun Terapisi ile Boşanma ve/ veya Yabancılaşma Konusunda Çocukları Desteklemek

Çocuklarda boşanma sonrası kaygı, üzüntü, çaresizlik, suçluluk, kayıp duygusu gibi duyguların görülmesi sık rastlanır. Bunlar kimi zaman regresif davranışlar, öfke nöbetleri, yatak ıslatma, uyku problemleri, konsantrasyon eksikliği, içe dönüklük, okulda problem ve çabuk ağlama gibi davranışlar olarak kendini gösterebilir.

Üzerine ebeveyn yabancılaşması konusunda da bir ebeveynden olumsuz yönlendirme geldiğinde çocuklar için bu süreç çok daha zorlu bir hale gelir ve terapötik destek alarak sürecin etkisi azaltmak mümkündür.

cocugum bana yabanci 3Oyun Terapisi sürecinde çocuğun;

  • Kızgınlık, kırgınlık ve üzüntüsünü ifade etmesine olanak sağlamak
  • ?Kabul edilemez ?duygularının da olabileceğini fark etmesini sağlamak
  • Kayıp hissini ifade etmesine ve yasını tutmasını sağlamak
  • Yabancılaşma tecrübesine odaklanıp azaltmak
  • Ortasında kaldığı durumları belirlemesine yardımcı olmak, durumun ebeveyne ait olduğu, çocuğa ait olmadığının farkına varması
  • Boşanmaya sebep olacak hiçbir şey yapmamış olduğunun farkına varması
  • Anne babalarından daha farklı algı ve fikirlerinin olabileceğine onay vermek
  • Hem anneyi hem babayı sevme hakkı ve bağlılığını desteklemek
  • Hedef ebeveyni diğer ebeveynin gördüğü gibi görmemesine destek olmak
  • Aileyi yeniden bir araya getirdiği fanteziler konusunda yardım etmek; bunun altındaki bütün olma ihtiyacına bakmasında yardımcı olmak
  • Çocuğun hayatındaki değişikliklerle ilgili hayal kırıklıklarını ifade etmesi için alan tanımak amaçlanır.

Yabancılaşma süreci hedef ebeveyn içinde çok yıpratıcı, güçsüzleştirici bir süreç olduğundan psikolojik destek alınması önemlidir. Yabancılaştıran ebeveynin ise destek alması mutlak şekilde gereklidir; yabancılaşma sürecini tetikleyenin kişiliğinde yerleşik sağlıksız kalıpların olması çok sık rastlanan bir durumdur.