Psikolojik Danişman

GÜRAY TEKE




Proaktiflik nedir?

Proaktif olmak, bir davranış özelliğidir. Olaylarda edilgen olup sonuçlardan ve başkalarından etkilenmek yerine olaylar olmadan önce olasılıkları düşünüp planlı bir şekilde harekete geçerek sonucu etkilemek, dolayısıyla başka insanların üzerinde etki sahibi olabilmek için benimsenmesi gereken bir alışkanlıktır.

Proaktif kelimesinin en tatmin edici tanımı, bilinçli veya bilinçsiz, sonu olumlu veya olumsuz olsun yeni koşullar oluşturmak ya da mevcut koşulların seyrini değiştirmek için inisiyatif kullanmaktır. Bu tanıma baktığımızda proaktif kelimesi hakkında, insanların genellikle çok yanlış bir bakış açısına sahip olduğu açıkça görülmektedir. Bu yanlış düşünce, proaktifliği sadece, istenmeyen bir sonuç ortaya çıktığında sorumluluğu kabul etmek olarak görmektir. Oysa proaktiflik, sadece geçmişte yapılan hatayı sahiplenmek değil, asıl olarak bu hatanın telafisi için bu hatanın oluşturduğu sonuçları olumluya çevirecek önlemler veya kararlar alarak harekete geçip istenmeyen sonucu olumluya çevirmektir.

Proaktiflik, insanlar ve olaylar üzerinde etkili olmak isteyen herkesin kişiliğine yerleştirmesi gereken bir alışkanlıktır.

Proaktif düşünceyi uygulayabilmek için belirli bir yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, olay olmadan önce bilgi toplamak, toplanan bilgiyi analiz etmek, bu analize göre bir karara varmak, kararın gerçekleştirilebilmesi için bir plan hazırlamak ve harekete geçmektir. Örnek olarak kışın uzun yola çıkacak olan bir sürücü için proaktif düşünce yönteminin nasıl uygulanacağını ele alabiliriz. Bu sürücü, yola çıkmadan önce yolda olacağı zamanlardaki hava koşullarına bakarak lastiklerini değiştirerek olası bir kazayı önleyebilir. Yani lastikleri değiştirmeyecek olsa kaza yapma ihtimali yüksekken proaktif düşünce yöntemiyle önlemini alarak olası olumsuz sonucu değiştirmiş olacaktır. Sürücü, hava koşullarını öğrenerek bilgi toplamış, hava tahminlerini analiz ederek yolların buzlanabileceğini düşünmüş, yola çıkma planına lastikleri değiştirmeyi eklemiş ve yola çıkmıştır.

Proaktif davranış biçimini benimseyen kişiler, karşılaştıkları sonuçlar için başkalarını suçlamak yerine sonucun müsebbibi olarak kendisini görür ve sonucu değiştirmek için ne yapılabileceğini düşünür. Mesela iki arkadaş tokalaşırlarken elleri masanın üzerinde duran bardağa çarpsa ve bardak yere düşüp kırılsa ve bu iki arkadaş reaktif( proaktif olmayan ) bir bakış açısıyla bardak senin yüzünden kırıldı diye tartışmaya başlasalar, ortada sadece kırılmış bir bardak ve tartışan iki arkadaş olur ve çözüme dair hiçbir şey olmaz. Ancak bu iki arkadaş proaktif olarak kusura bakma benim hatamdı diyerek kırılan bardağın parçalarını toplamak için harekete geçseler, hem kırılan bardağın parçaları toplanmış hem de iki arkadaş tartışmamış olacaktır. Yani olumsuz bir olay proaktif davranış biçimiyle hemen telafi edilmiş olacaktır.

Sınavı kazanamamış bir öğrenci, kendisinden başka onlarca belki de yüzlerce kişiye sınavı kazanmasında destek sağlayan ve başarılı olan öğretmenini sınavı kazanamamasında sorumlu olarak kabul ettiğinde eline ne geçer? Tabiki de hiçbirşey. Fakat aynı öğretmenin diğer öğrencilere sınavı kazandırdığını görüp hatanın kendinde olduğunu kabul ederek, bu hatanın telafisi için ne yapılması gerektiğini düşünürse ve bu bakış açısıyla harekete geçerse belki de bir sonraki sınavında hedefine ulaşabilecektir.

Yukarıda verdiğim örneklerde de, proaktif davranış biçiminin olumsuz bir sonucu olumlu başka bir sonuca götürmek veya olumsuz sonucun etkisini minimize etmek noktasında şart olduğu aşikar. Sizlere de proaktif düşünme yöntemini bir alışkanlık haline getirerek hayatınızı başkalarının verdiği kararlardan etkilenerek yaşamak yerine, hayatınızın gidişatını ve rotanızı kendi belirlemenizi, yaşadığınız olayların sonuçlarını kendi belirlemenizi tavsiye ediyorum.