Psikolojik Danişman

GÜRAY TEKE




Çift yönlü yol demek varken duble yol, depoyu doldur yerine ful yap veya fulle demek gibisinden acayiplikleri günlük hayatımızın her anında görüyoruz artık. İnternette bulduğum ama yazarını tespit edemediğim çok hoş bir yazıyı kısaltarak alıyorum: ?Karaman oğlu Mehmet Bey?i arıyorum. Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayımlanmıştı, ?Bugünden sonra divanda, dergâhta, bergâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya? diye, hatırlayanınız var mı? Dolanın yurdun dört bir yanını, çarşıyı, pazarı, köyü, şehri. Fermana uyanınız var mı? Tanıtımın demo, sunucunun spiker, gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey, hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı? Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet, mağazanın süper, hiper, gros market. Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?

İlan tahtasının billboard, sayı tabelasının skorboard, bilgi akışının brifing, bildirgenin deklarasyon, merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?

Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, beldelerin girişinde wellcome, çıkışında good bye okumayanınız var mı? Korumanın, muhafızın bodyguard, sanat ve meslek pirlerinin duayen, itibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?

İş hanımızı plaza, bedestenimizi galleria, sergi yerlerimizi center room, show room, büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı? İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks, köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı? Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken, dilimizin çalındığını, talan edildiğini, özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?

Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı??

Bülent Akarcalı  (10.10.2006)VATAN GAZETESİ